Haber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Haber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mayıs 2009 Pazartesi

"Yavaş Şehir" projeleri

Haber

Kaynak: Arkitera

İzmir'in Urla, Çeşme, Karaburun gibi bölgelerini kapsayan yarımadasındaki doğa, kültür ve tarihi dokusunu en iyi şekilde koruyarak gelişimine katkıda bulunmak için İzmir Büyükşehir Belediyesi ulusal bir yarışma açmıştı. Yarışmada birinci, ikinci, üçüncü olan ve mansiyon ödülü alan projeler birer kitap haline getirilerek bölgeye ilgi duyabilecek potansiyel yatırımcı kuruluşlara gönderilmeye başlandı.

Birinci olan projede gastronomi turizmi özel bir yer tutuyor. Fransa'nın Bordeaux, İtalya'nın Toscana bölgesinin tarih, kültür ve sanat yanında şarabın tanıtımı sayesinde tanınırlıklarının arttığına dikkat çekiliyor. Yarımada'da da yöresel lezzetlerin araştırılacağı turlar aşçı okulları, bağbozumununa yardım gibi etkinliklerle gastronomi turizminin lokomotifi şarap, zeytinyağı ve peynirin öne çıkarılacağı çalışmalar öneriliyor.

Bunun için de fast food'a karşı geliştirildiğini düşündüğüm İtalya'daki slow food movement (Yavaş Yemek Hareketi) ve Slow City (Yavaş Şehir) projeleri öneriliyor. Logosu salyangoz olan "Yavaş Şehir"in felsefesi insanların hayatlarını çok değiştirmeden turizme yönelik beşeri ve sosyal sermayenin değerlendirilmesi olarak özetlenebilir. Böylece yöresel mutfak korunurken bitki, tohum, hayvancılık, tarım ve çiftçiliiğin nesilden nesile aktarılarak muhafaza
edilmesi amaçlanıyor.

Birinciden çevreci projeler

Birinci olan projenin önerileri içinde farklar ve tadların yanı sıra rüzgâr enerjisi ile sakız bitkisinin üretim alanlarının eşleştirilerek temiz ve sürdürelebilir çevre yaratmayı amaçlayan "sakız esintisi projesi", jeotermal kaynaklı bölgesel sağlık merkezleri, kür ve turizm, yaşlı ve engelliler için turizm, medikal turizmi konu olan "yaşamda sağlık" gibi çeşitli projeler ve öneriler bulunuyor.

Yılda en fazla üç-dört ay kullanılan yazlık konutların 12 ay değerlendirilmesine yönelik öneriler, bölgede kurulacak üniversite ve bilişim vadilerinin ulaşım ve iletişim alt yapısı için hızlı tramvay ve deniz otobüslerinden, bilgi havuzlarının oluşturulacağı koordinasyon merkezlerinin kurulması, bir bölgeye gidince diğer bölgeler hakkında da bilgiler vererek turiste gitme arzusu uyandıracak kırmızı kuleler projeleri ya da Avrupa'da bir çok örnekleri görülen kanallar ile yarımadanın körfezlerini birbirine bağlamak gibi pek çok ilginç projeyi yarışmacılar sunmuş durumda.
Antik çağlarda Asya Olimpiyatları yapıldığı için Antik çağın Paris'i olarak anılan Teos'tan (Seferihisar- Sığacık) dünyanın en eski limanı ve zeytinyağı üretim merkezi Klazomenai'ye (Urla- İskele) Erythria'ran (Çeşme) Lebedos'a (Gümüldür) tarihteki en ünlü 12 İyon sahil kentinden dördünü barındıran yarımada, yeniden dünyanın çekim merkezi olmaya hazırlanıyor. Yatırımcıların dikkatine. Servet kaybı 52 trilyon dolar

İzmir'de geçen hafta yapılan konferanstan aktardığım bilgiler hayli ilgi çekti. Ancak yer darlığı nedeniyle bazı rakamları tam verememiştim. Gerçekten çok önemli olan bu bilgileri konuşmacılardan sevgili Osman Ulagay'ın gönderdiği ek bilgilerle tazeleyelim:
1980'de dünya Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYH) toplamı 10 trilyon dolar iken dünyadaki finansal varlıkların toplam değeri 12 trilyon dolar idi.

McKinsney Institute'un araştırmasına göre 2007 sonunda ise dünya GSYH'sı 5.5 kat artarak 55 trilyon dolara yükselmişti. Buna karşılık küreselleşmenin yarattığı rüzgârla finansal varlıkların değeri 16 kattan fazla artarak 196 trilyon doları buldu.

Ulagay, şimdi bu şişen balonun söndüğünü ve gayrimenkul fiyatlarındaki düşüşten kaynaklanan servet kaybının da etkisiyle, krizden bu yana toplam servet kaybının 52 trilyon doları bulduğunu söylüyor. Yani dışarıdan artık rüzgâr beklemek hayal.

Zeytincilik Kanunu

Haber ve Alıntı Yorum

Kaynak: Facebook

23/05/2009

KURNAZLAR!

Özer Akdemir

Zeytincilikle alakası olmayan vekiller, zeytin tarımını yok etmek için yasada değişiklik yapmak istiyor.

Anayasa Mahkemesi’nin 5177 sayılı Maden Yasası’nın bazı maddelerini iptal etmesinin ardından maden tekelleri yeni arayışlara girdiler. Hükümet üzerinde yoğun bir baskı oluşturdukları bilinen madenci lobisi, Anayasa Mahkemesi’nin bu kararını adeta önlerine gelen bir fırsat gibi değerlendirme çabası içerisinde. Maden lobilerinin ilk hedefleri ise yıllardır bir türlü aşamadıkları Zeytincilik Kanunu.

Bir grup milletvekili, Zeytin Yasası’nda değişiklik yapılması için 6 Mayıs 2009’da TBMM Başkanlığı’na teklif verdi. Teklif, Tarım Komisyonu Başkanı AKP Adana Milletvekili Vahit Kirişçi, AKP Adana Milletvekili Haluk Özdalga ve AKP Kütahya Milletvekili Soner Aksoy tarafından verildi. Teklifi veren milletvekillerinin seçildikleri kentlerin hiçbirinde zeytincilik yapılmaması da dikkat çekici. Yasadaki değişikliğin kılıfının ise Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü bünyesinde gerçekleştirilmesi düşünülen bir proje olması planlanıyor.

ZEYTİNİN ÖLÜM FERMANI

Hayat Televizyonu’nda yayınlanan Çepeçevre Yaşam programının Zeytincilik Kanunu’nda yapılmak istenen bu değişiklikle ilgili çekimlerine katılan Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) Yönetim Kurulu Üyesi Murat Narin, değişiklik önerisinin anayurdu Anadolu olan zeytinciliğin Türkiye’deki ölüm fermanı olduğunu söyledi.
Narin, gelinen noktanın ülkenin son yıllardaki yağma, işgal ve talanı ile ilgili olduğuna dikkat çekti.

ÖNERİ 5-6 SATIRLIK AMA...

Madencilerin Maden Kanunu’nu yeniden çıkarmak gibi bir kaygı içerisine girdiklerini aktaran Narin, Zeytincilik Kanunu’nu değiştirmek istemelerinin de bu düşüncenin bir ürünü olduğunu söyledi. Türkiye’deki madencilerin lobisi olan Madencilik Sektörü Başkanlar Konseyi Birliği’nin Tarım Bakanlığı’na, “eğer madenler işletilecek olursa bunun zeytinlik alanlara toz-toprak vs. etkisinin bilimsel olarak araştırılması” gibi bir proje ile gittiğini aktaran Narin, bakanlığın da bunu ‘gereğinin yapılması için’ Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü’ne havale ettiğini kaydetti. Enstitüde yapılan toplantıya katılan Narin şunları söyledi: “Bornova Zeytincilik Enstitüsü, zeytinciliğin ortadan kaldırılması gibi stratejik bir planın parçası yapılmak isteniyor. Toplantıda UZZK olarak bunun tartışılmasının dahi bilimin varlık nedenleri ile çelişeceğini söyledik” diye konuştu. Bu yasa değişikliğine TARİŞ, Marmara Birlik gibi önemli zeytinci kurumların da karşı çıktığını dile getiren Narin, “Türkiye’deki zeytinciliğin idam fermanıdır bu 5-6 satırdan oluşan değişiklik tasarısı” dedi.

EGE ZEYTİNCİLİK BÖLGESİ OLMALI

Programın bir diğer konuğu ise halen zeytincilikle uğraşan Bergama eski Belediye Başkanı Sefa Taşkın idi. Zeytinyağının insan sağlığı üzerindeki olumlu etkisinin bilimsel olarak kanıtlandığını söyleyen Taşkın, bu gerçeklik göz önündeyken ülkedeki zeytinciliğin önüne engeller çıkartılmasını ‘son derece saçma’ olarak yorumladı. Taşkın, zeytinciliğin ülkeye ekonomik olarak da çok önemli bir girdi sağladığını kaydederek, yasada yapılmak istenen değişikliğin ‘bindiği dalı kesmek’ anlamına geleceğini söyledi. Taşkın, “Ege ve ülkemiz bir zeytin bölgesi olmalıdır. Zaten tarihten bu yana böyleydi ve zeytinin anavatanı da buralardır” dedi. (İzmir/EVRENSEL)

YASANIN ŞİMDİKİ HALİ

“Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri yapımı ve işletilmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın iznine bağlıdır.”

YASADA DEĞİŞİKLİK TEKLİFİ

“Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede, zeytinliklerin bitkisel gelişimini ve çoğalmalarını engelleyecek tesis yapılamaz ve işletilemez. Ancak bu sahalarda Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’ndan izin almak kaydıyla zeytin ağaçlarına zarar vermeyecek şekilde her türlü teknik önlemi almış zeytinyağı fabrikaları, tarımsal sanayi işletmeleri, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesisleri ile DİĞER İŞLETME VE TESİSLER yapılabilir ve işletilebilir.”

13 Nisan 2009 Pazartesi

Sosyal sorumlukluk

Haber

Temel Bilgiler

Tür:
Açıklama:
26 NİSAN - 30 MAYIS 2009

ÇERNOBİLLER İNŞA EDİLMESİN.. GENÇ HAYATLAR SÖNMESİN DİYE YOLA ÇIKIYORUZ...

...HAYATA TUTUNMAK...

...HAYATA TUTUNDURMAK İÇİN...

Arkadaşlar merhaba,

Hayata tutunmak projemizin ana teması ülkemizdeki kanser artış oranına dikkat çekmek ve her kanser hastasının sonunun ölümle bitmeyeceğine dair insanlarımızı bilgilendirmek amacını taşımaktadır...

Hedefimiz Erken teşhisin - tedavinin önemini paylaşmak ve bu hastalığı yakalanmış her yaştan insanımızın tedavisi için imkan yaratabilmektir.

Hepinizin bildiği gibi ülkemiz kanser oranı diğer ülkelere göre çok yükseklerdedir. Maalesef ülkemizde 3 milyona yakın kanser hastası bulunmaktadır ve bu insanlarımızın büyük bir çoğunluğu gerekli tedavilerden yoksun olarak yaşamaktadırlar. Bilinçsizlik yada mali imkansızlıklar nedeniyle bir çoğu kurtarılamayarak kaybedilmektedir. Bilinçsiz kurumların sadece mali kazanç için yapmayı planladıkları nükleer santraller bu oranı daha da yükseltecektir.

HAYATA TUTUNMAK 26 - 45 Projemiz kapsamında;
20 Yıl önce patlayan ve başta karadeniz bölgemizi etkileyen çernobil faciasının 20. yıl dönümünde Edirne'den yola çıkarak 33 günlük bir etabın ardından Artvin'e ulaşmayı planlıyoruz.

Öncelikli amacımız bölgede kurulmakta olan nükleer santrallere dikkat çekmek ve bölde yaşayan insanlarımıza erken teşhisin önemini anlatabilmektir.

İzleyeceğimiz yol haritası üzerindeki köy,kasaba ve kent merkezlerindeki hastalara ulaşarak tedavileri için, İstanbul'daki onkoloji ünitesi ile temasa geçmelerine aracı olmaya çalışacağız.

www.hayatatutunmak.com
web sayfamızı bu çalışmamıza göre düzenleyerek tüm yolculuk sürecimizi ve ulaştığımız hastaları günlük rapor olarak sizlerle paylaşacağız.

Projeye destek veren ilaç firmalarından indirimli ilaçların temini ve hastalara ulaştırılması için, hepinizin yardımına ihtiyacımız var.

Unutmayın ki; her sağlıklı birey bir kanser hastası adayıdır.

Hayata tutunmak projemizin ana duyurusu ve rotası kısa süre içerisinde grubumuz üzerinden sizlere ulaştırılacaktır.

Bu çalışmada yanımızda olacağınızı ümit ediyorum.

Doğaya ve İnsana dair duygularda buluşmak üzere...

" Hayata Tutunmak Projesi bir Doğa ve Macera Sosyal sorumlukluk çalışmasıdır."

Murat CEYLAN
Doğa ve Macera

İletişim Bilgileri

E-posta:
Web Sitesi:
Ofis:
www.hayatatutunmak.com
Yer:
Bilumum Anadolu Yolları...

16 Şubat 2009 Pazartesi

Kaz Dağı Kurtuldu, ama Hukuğa aykırı düzenlemelere !

Haber

Anayasa Mahkemesi, Kaz Dağları’nda yer yer orman kıyımına dönüşen altın arama faaliyetlerini de yakından ilgilendiren çevreci iki karara imza attı. Yüksek Mahkeme, yeni Çevre Yasası’ndaki, “Petrol, jeotermal kaynaklar ve maden arama faaliyetleri, Çevresel Etki Değerlendirmesi kapsamı dışındadır” hükmünü Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti.

CHP’nin başvurularını karara bağlayan Yüksek Mahkeme, Çevre Yasası’na uyulup uyulmadığını denetleme yetkisinin bakanlıkça uygun görülen diğer kurum ve kuruluşlara devredilmesini Anayasa’ya aykırı buldu.

Mahkeme, Maden Kanunu’nun orman, sit alanı, sahil şeridi, turizm bölgesi, askeri bölgelerdeki madencilik faaliyetlerinin çevresel etki değerlendirmesinin (Bakanlar Kurulu’nca çıkarılacak yönetmelikle belirlenmesine ilişkin hükmünü de iptal etti.)

(Hukuğa aykırı uygulamalar ın nereden - nasıl geldiği açıkça görülmekte, hayretle izlenmektedir.)

Kaynak: http://www.mimarlarodasi.org.tr/index.cfm?sayfa=Belge&Sub=detail&RecID=1507

8 Şubat 2009 Pazar

Çöpten Sanat Eserleri

Haber

Konuyla ilgili geri dönüşüm merakı ve uygulamaları özellikle sanatsal alanlarda o kadar çeşitlilik kazanmıştır ki, birer ikişer örnekleri ülkemizde de görülmeye başlanılmıştır.

Çöpler Sanat Eseri Olacak

Bir haber metni aşağıdadır.

http://www.lpghaber.com/Copler-Sanat-Eseri-Olacak--haberi-140942.html

Mardin Kültür Sanat Derneği Başkanı Nurettin Çakmak, ''Çöpler çöp olarak kalmasın, herkes kendi çöplerinden Sanat Eseri Yaratsın'' sloganıyla hazırladığı projenin Birleşmiş Milletler (BM) tarafından kabul edildiğini söyledi.

Mardin Kültür Sanat Derneği Başkanı Nurettin Çakmak, ''Çöpler çöp olarak kalmasın, herkes kendi çöplerinden Sanat Eseri Yaratsın'' sloganıyla hazırladığı projenin Birleşmiş Milletler (BM) tarafından kabul edildiğini söyledi. 

Mardin'de 'Atık Şaheserler' projesi ile atık dönüşümüne dikkat çekmek isteyen gençler, toplanan atıklardan sanat eserleri üreterek bir sergi açacak. Toplu Konut İlköğretim Okulu'nda bugün başlayan proje kapsamında atık çöpler artık sanat eseri olacak. Mardin'de çöplerin özelliklerine göre toplanmadığına dikkati çeken Kültür Sanat Derneği Başkanı Nurettin Çakmak, evsel nitelikli atıklar, tıbbi atıklar ve geri dönüşümü mümkün olan atıkların hepsinin beraber toplanıp Mardin dışındaki bölgede yakılarak imha edildiğini belirtti. Çakmak, "Bu depolama yeraltı sularının ve havanın kirlenmesine, toprağın verimliliğinin azalmasına ve maddi olarak kayıplara yol açıyor. Hazırlanan projenin amacı ise çevre dostu katı atık yönetimini teşvik etmektir; halkın dikkatini çekmek amacıyla atıklardan eser yapmak ve yerel yönetimi harekete geçirmek, düzenli depolamaya geçiş sürecini hızlandırmaktır''dedi. 

Toplu konut sitesine cam, plastik, kağıt ve metallerin ayrıştırılarak toplanacağı 4 adet atık kumbarası yerleştirileceğini ifade eden Nurettin Çakmak, ''Toplanacak çöpler iki günde bir Çevre Ekoloji ve Yaban Yaşamı Destekleme Derneği'nce toplanıp depolama alanına bırakılacak. Siteye atık kumbaralarının yerleştirilmesi aşamasında hazırlanmış olan broşürler ve el ilanlarıyla site sakinlerine proje tanıtılacak. Atık kumbaralarının ve çöp ayrıştırmanın amacı hakkında bilgi verilecek. 4 ay boyunca özelliklerine göre ayrı ayrı toplanan çöpler heykeltıraşlar eşliğinde sanat eserlerine dönüştürülecek. Mardin halkından gönüllüler de bu çalışmalara katılabilecek. Böylece farklı mesajlar içeren 25 adet eser ortaya çıkacaktır. Hazırlanan 25 adet eser Mardin halkının ve Mardin yerel yönetimin katılımı ile sergilenecek. Eserler kentin tarihi mekanlarında 8 gün boyunca sergilenecek'' şeklinde konuştu. 

Çöpten sanat eserleri yapıyor

Bir haber metni daha aşağıdadır.

http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=SonDakika&ArticleID=1052182 

GAZİANTEP, (DHA) GAZİANTEP'te 24 yaşındaki ressam Nilay Gündüz, atık malzemeleri sanata dönüştürüyor. Çöp konteynerleri ve araziden topladığı malzemelerle ev atıklarını ceşitli sanat ürünlerine dönüştüren Gündüz, şu an 20 kilo antepfıstığı kabuğundan Atatürk tablosu yapıyor. 

Resim sanatına küçük yaşlarda amatör olarak başlayan Nilay Gündüz, 5 yıl önce, yolda giderken bir çöp konteynerinde bulduğu kırık gitar, cam parçaları ve ağaç dalını toplayıp, bir araya getirerek, 'Geri dönüşüm sanatı' adını verdiği çalışmasını başlattı. Çöp konteynerleri, inşaatlar ve boş arazilerden bulduğu çöpleri, atık maddeleri toplayıp, malzeme olarak kullanan Gündüz, kurduğu atölyesinde atıklardan tablo üretimine başladı. Gündüz, çöpten topladığı nesnelerden soyut çalışmalar yapmaya başladığında çevresindeki insanların önce şaşırdığını, ortaya çıkan eserlerden sonra görüşlerin değiştiğini ve sipariş almaya başladığını söyledi. 

Doğada gördüğü her türlü atığı dekoratif tablo yapmakta kullandığını kaydeden Nilay Gündüz, "Yaptığım eserlere farklılık katmak için arayışlara girmiştim. Geri dönüşümün her alanda olduğu gibi sanatta da sağlanabileceğini bu çalışmamla göstermek istedim" dedi. Gündüz, 8 ay önce başladığı Atatürk tablosu için 20 kilo antepfıstığı kabuğu kullanacağını ve bunun en gözde eseri olacağını vurguladı. Gündüz, bugüne kadar kırık bardak, dikenli tel, kozalak, cam şişe, ağaç kabukları ve ev atıklarından 700'e yakın tablo yaptığını kaydetti.


11 Aralık 2008 Perşembe

Kriz çeşitleri artıyor: Şimdi de yeni gezegen arayışları

Haber

  • Küresel Isınma anlaşması,
  • Bir diğer güneş dışı gezegeninde su buharı ve CO2 bulunması,
  • Galaksimizin merkezi kara delik oluşu..

World needs 'climate revolution'
As climate change talks begin, the UN secretary-general says the financial crisis must not block progress.
Poor nations 'need carbon cuts'
EU climate package explained
Water found in hot planet's orbit
Water vapour and CO2 have been detected in the atmosphere of a "hot Jupiter" exoplanet, scientists say.
Black hole confirmed in Milky Way
There is a giant black hole at the centre of our galaxy, a study by German astronomers has confirmed.

26 Ağustos 2008 Salı

Karadeniz sahil yolu ve kumsallarımız

Haber

Ömer Madra ve Açık radyo her zaman olduğu gibi doğadan (ve hatta gezegenimizden yana olan bilinçlendirme) çizgisini koruyarak bizleri bilgilendirmeye devam ediyor.

Bu örneğin ve benzerlerinin daha çok desteklenmek üzere, tüm yerel
ve isim yapmış kanallara, bu ve benzeri konularda üstün bir duyarlılıkla görev düştüğünü daha fazla hatırlatmak gereği duymadan doğal katılmın çoğalmasını diliyoruz.

http://www.lazuri.com/tkvani_ncarepe2/basindan_20072008_kskp_son_kumsal.html

21 Nisan 2008 Pazartesi

Ar-Ge ve İnsan

Haber
Uydu görüntüleme

Örnekteki gibi bilim dünyasının soyut/somut çalışmalarının ötesinde;

somut teknolojik ilerlemelerin dünyamızı kirleten ve bir yığın insanı konformist-tüketici moduna sokan ticari olumsuz yanlarına karşın;

bazı olumlu gelişmelere önceden katkı sağlayıcı nitelikteki,
kritik ölçekleri zorlayan (ozon v.b.) koşulları düzeltici amaçlar doğrultusunda yapılabilecek (özel/kamu destekli!) çalışmalar sayesinde,
evrende olup bitenler hakkında daha çarpıcı bilgiler alabilmek mümkün olsa da;

insanlık, tarih boyu garip bir şekilde (neredeyse) (türlerin yokoluşuna sebep oluşuna benzer bir şekilde) kendi kendini yok etme noktasına sürüklenmiş

yada başka bir deyişle, her türlü hassas dengeyi biraz da farkında olmadan bozarak,
buna her geçen gün daha da çok yaklaşmıştır.

Sonuçta (başka kurtarıcı olmadığına ve) bunu dışarıda aramaya da (böyle bir duruma sebebiyet verdikten sonra) hiç gerek olmadığına göre, artık sorumluluğu alacak olan da er geç yine insan olacaktır.

Umarım, gecikmeyiz..

Popüler Yayınlar

ŞEHİR ve BÖLGE PLANLAMA İMAR PLANI KORUMA YENİLEME MSGSÜ YTÜ İTÜ Y.MÜH. CUMHUR KOCALAR İST

Şeh.Dr.AZİZ CUMHUR KOCALAR: MÜLKİYET-İMAR HAKLARI AKTARIMI, Transfer of Property-Development Rights

YENİLENEBİLİR ALTERNATİF GÜNEŞ, RÜZGAR, BİYOKÜTLE ENERJİ Renewable Energy Cumhur Kocalar TR

İSTANBUL TARİHİ KÜLTÜREL VE DOĞAL VARLIKLAR, SOSYOLOJİ BOĞAZİÇİ SİTLER Cumhur KOCAL AR

Ar-Ge R-D Research Development İstanbul Araştırma Geliştirme Danışma Forumu

Telif Hakları

cumhurkocalar@gmail.com İstanbul, Türkiye

Tüm sitelerde telif hakları saklıdır.

Bu veb sitesinde yayımlanan yazılar bu sitedeki orijinal linki verilerek kaynak gösterilmek ve yazarının adı mutlaka belirtilmek kaydıyla, ayrıca bir izin almadan internet üzerinden elektronik ortamda kullanılabilir. Yazıların basılı ortamda kullanımı için yazar izni gereklidir.